SULTANLAR DİYARI


Önce Hizmet Sonra Himmet

ehli tarikat

Aşk Kurban İster

Aşk Kurban İster !!

Bağdatlı söz ustası Fuzûli bir gazelinde,
Vermeyen cânın sana bulmaz hayât-ı cavidân
Zinde-i câvid ana derler ki kurbândır sana
Diyor. Bu beyti anlamak için belki de onun çok ünlü olmuş bir başka beytine bakmak gerekecek. Şöyle:
Yılda bir kurbân keserler halk-ı âlem îyd için
Dem be dem sâat be sâat ben senin kurbanınam
(Birileri ibadet için yılda bir defa kurban kesiyorlar.Ben ise her an ve her saat senin için yeniden kurban olmaya hazırım ve belki de bu ayrılık yüzünden kurban olmadayım..)
Kurban ,İslam’ın beş şartından birisidir ve yılda bir kez bir şükrane,bir teşekkür,bir kulluk bildirme ritüeli olarak uygulanır.İnsan Allah’a böylece yakınlaşır ve aradaki bağlar pekişir.Sevenin de sevilene kurban olması bu yakınlığı istemek yüzündendir ve belki de ona kulluğunu bildirebilmek içindir.Bu durumda kurban olmak.aşkın ilk adımı sayılır.Çünkü yakınlaşma kurban olma ile eş zamanlı ilerler.Âşık,daha ilk adımda kendini feda etmeli,kendinden vazgeçmeli ki,âşıklık iddiasında bulunabilsin.Böylece kendisine bir aşk yolu açılacak ve ilerlemeye başlayacaktır.Hani mistisizmdeki nefsi kurban etme ,benlikten arınma gibi.Derviş bir yola girmeden önce nefsini öldürmek üzere hazırlanır ve nefsini öldürebildiği ölçüde aşk yolunda ilerleyip makamlara erer.Tıpkı bunu gibi , o ilk kurbandan sonradır ki,âşık için de aşk yolu aydınlanır ve ilerleme,bu yolda olgunlaşma başlar.Yukarıdaki beyitte Fuzûli bütün bunların ötesinde bir adım daha atarak,”Ey sevgili! Ben senin saat be saat,dem be dem,saniye başına bin defa kurbanınam”diyor.Böylece sırf yıllık teşekkür borcundan kurtulmak için kurban kesenler ile benim aramda bir fark var demek istiyor.Çünkü önemli olan,teşekkür borcundan kurtulmak değil,sevgili uğruna fedakarlıklardan ne kadarı yapabiliyorsa onu yapmak ,böylece ona yakınlaşmaktır.Yani nefes başına bin defa kurban olurcasına yakınlaşmak…Şimdi ilk beyte dönüp ne anlatılmak istendiğine bakalım:
Vermeyen cânın sana bulmaz hayât-ı cavidân
Zinde-i câvid ana derler ki kurbândır sana
(Sana canını bağışlamayan ,canını sana sunmayan kişi,hayat-ı câvidân bulamaz.Her dem diri ve genç olmak ,elbette sana kurban olmakla mümkündür.) 
Ferhat ,şirin için öldüğü için ölümsüz haya buldu ,bugün Ferhat’ın adını anıyoruz. Kays ile Leyla birbirleri için öldükleri için bugün yaşıyorlar.O hâlde aşk işinde yaşamak için ölmek gerekir.Yaşamak için ölmenin sırrı hayatı çoğaltmaktan geçer.Hayatı üretmekten,zamanı çoğaltmak.zamanı başkaları için de kullanılır yapmak.Tek başına tüketmek yerine paylaşarak çoğaltmak.Belki zamanı başkaları içinde örnek hâle getirmek.Bir şeyler yapıp bu dünyadan öyle gitmek,adımızı gökkubbenin duvarına kazımak.
 
Aşk işinde bir âşık,sevgilisi karşısında kendisini fedakârlık ile var eder,onunla aşkını ispatlar.Belki sorar kendisine;”Ey âşıklık iddiasında bulunan gönül! Sevgili için ne hazırladın ,onun uğrunda fedakârlığın ne derece olacaktır?Elbette sevgilinin bütün âşıkları onun için fedakarlık yapıyorlar,herkesin bir fedakarlığı vardır onun için ama sen hangisini yapabileceksin?!..Kimisi şunu verir,kimisi bunu verir;kimisi şu gece uykusuz kalır,kimisi şu gününün gözyaşıyla geçirir,kiminde ah-vah,kiminde ayrılık yarası,kiminin bağrında ateşler,kiminin gözyaşı denizler gibi.Kimisi şöyle şiirler yazar,kimisi böyle efsane olur.Herkes bir fedakarlık peşinde,herkes kendinden vazgeçmiş ,sevgili için yaşıyor.Canı için sevgili isteyenler yok olmuş, sevgili için can arzu edenler var. Sen de onların arasındasın madem, neyin var sevgili için, ona ne hazırladın
Tasavvuf ; Seni Senden Alır Seni Sana Sensiz Verir
Yasarmayan bir göz, kızarmayan bir yüz, hissetmeyen bir öz, eyleme dönüsmeyen binbir söz ile Allah'a yazılan davetiyeler nasıl varsın yerine? => Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=